Hakkı Yeten; nam-ı diğer Baba Hakkı

Beşiktaş efsanesi denilince akla ilk gelen isimlerden birisi şüphesiz ki Hakkı Yeten‘dir. Alçak gönüllülüğü, dürüstlüğü, efendiliği ile taraflı tarafsız herkesin saygısını kazanmış bir isimdir o. Otoriter yapısı ile gerektiği yerde ses çıkartmasını bilen delikanlı bir insandır. Beşiktaş kültürünün şekillenmesinde en büyük etkenlerden birisi Hakkı Yeten’dir. Karakteri ile koskoca bir camiaya örnek olmuş ve ardından gelen gençlere yol göstermiştir. Öyle ki camiamız Hakkı Yeten’i bir baba gibi görmüş ve “Baba Hakkı” demiştir.

1910 yılında bir Osmanlı çocuğu olarak Vodina’da doğan Hakkı’nın Beşiktaş semti ile tanışması ailesinin Hakkı’nın doğumundan 1 yıl sonra Beşiktaş’a taşınması ile gerçekleşti. Babası 1914 yılında 1. Dünya Savaşı’nda  şehit olunca, Hakkı bunun üzerine Asker olmaya karar verdi. İlerleyen yıllarda askeri okula yazılan genç adam bir yandan da futbol ateşini içinde hissetmeye başladı. Karagümrük’te futbola başlayan oyuncumuz Maltepe, Halıcıoğlu ve Kuleli askeri takımlarında da top koşturdu.

Bir gün, zamanın iyi oyuncularını barındıran Bozkurt kulübü ile karşılaşan Karagümrük, Hakkı’nın geç kalması yüzünden maça onsuz başlamak zorunda kaldı. Maç başladıktan biraz sonra oyuncunun Balat istikametinden sandalla geldiği görülünce taraftar sevinç gösterilerinde bulundu. Maça geç kaldığını anlayan oyuncu sandalda soyunmaya başladı,  kıyıya çıkınca  kaptan Sebahattin’e, Hakkı’nın geldiği haber verilse de kaptan geç kalan oyuncuyu cezalandırmak için oynamasına izin vermedi. İkinci yarıda verdiği cezanın yeterli olduğunu düşünen kaptan oyuncuyu tekrar kadroya dahil edince maçta sadece 1 devre oynayan Hakkı rakip ağlara tam 6 gol attı ve farkını gösterdi.

Gösterdiği üstün performans ile diğer kulüpler tarafından da sürekli transfer edilmek istenen Hakkı, Şeref Bey sayesinde 1931 yılında Beşiktaşlı oldu. O zamanlar Fenerbahçe’nin de transfer için girişimlerde bulunduğu oyuncu, karakterine uygun takımı seçmesini bildi. Bu arada takımımızda top koştururken askerlik mesleğini bıraktı ve 1937 yılında Hukuk Fakültesini bitirerek avukat oldu.

Hakki_Yeten

Hakkı takımımızda sağ açık olarak oynamaya başladı. Lider kişiliği ve otoritesiyle kısa sürede takım kaptanı oldu. Çok disiplinli olması sebebiyle  oyuncuya taraftarlarımız “Baba Hakkı”lakabını verdi. Futbolu bir spordan öte algılayan Baba Hakkı’nın bunu gösterdiği bir çok anısı bulunmaktadır. Şeref stadında oynanan bir Fenerbahçe maçında takımımız 2-0 önde giderken ve atakların ardı arkası kesilmezken Hakkı, Fenerbahçe kaptanının yakasına yapışır ve “arkadaşlarına söyle biraz maça asılsınlar bu maçın zevki böyle çıkmaz, o kadar insan güzel bir maç izlemeye gelmişler sizler dökülüyorsunuz, bir an evvel kendinize çeki düzen verin…” diyerek futbolun asıl amacını çok güzel şekilde ortaya koyar.

Baba Hakkı öylesine dürüst ve otoriterdi ki, kırmızı kart gören oyuncu dönüp Hakkı Yeten’e bakar ve “çıkayım mı?” diye sorardı. Onayı alırsa sahadan çıkardı. Disiplini ve kazanma hırsını gösterdiği bir maç ise Ankara’da Hava Harp Okulu ile oynanan maçtır. Takımımız bu maçın ilk yarısını 3-0 geride tamamlayınca Baba Hakkı soyunma odasında takım arkadaşlarını “dönüş biletlerinizi yırtarım, İstanbul’a yürüyerek dönersiniz” diyerek tehdit etti. Bunun ardından ikinci yarıya fırtına gibi başlayan takımımız sahadan 6-3’lük üstünlükle ayrıldı.

İlk bakışta bugünün futbolunda olmayacak şeyler gibi gözüken bu olaylar Hakkı Yeten’in başından geçen sıradan olaylardır. Çünkü Hakkı Yeten futbolun da hayatın bir parçası olduğunu bilip, saha içinde insani özelliklerini unutmayacak bir karaktere sahipti. Arkadaşlarını tehditkar şekilde motive ederken bile; takım arkadaşlarının gözünde korku değil, istek oluşması da bu yüzdendi.

Onu bu kulübün efsanesi yapan gösterdiği performanstan ziyade kişiliği oldu. Takımımızda 439 maçta 382 gol kaydeden Hakkı Yeten, bir maçta taraftarlar tarafından ıslıklandığında “Bu formayı bana taraftar giydirdi. Şimdi onlar isteyince de çıkarırım” diyerek 38 yaşında futbolu bıraktı. 2. Dünya Savaşı sebebiyle çok az milli maç yapılan bir dönemde forma giyen Hakkı bu konuda oldukça şanssızdı ve sadece 3 kez milli formayı giyip fileleri 1 kez havalandırdı.

baba-hakki

Futbolu bırakmasının ardından Beşiktaş’ta teknik direktörlüğe başlayan, 1949-50 yılında İngiliz teknik adam Eric Keen’in yardımcılığını yapan Hakkı 1950-51 yılları arasında ise takımın teknik direktörlüğünü yaptı ve Beşiktaş’ımız o yılı İstanbul ligi şampiyonu olarak tamamladı.

1960-63, 1964-66 ve 1967-68 yılları arasında 3 dönem olmak üzere olmak üzere kulüp başkanlığı yapan Hakkı Yeten; başkanlık koltuğuna ayrı bir değer katarak kendinden sonra gelen başkanlara o koltuğun sıradan bir koltuk olmadığını, kulüp kültürünün o koltukla şekillendiğini, başkanın Beşiktaş’a yakışır bir duruş gösterme sorumluluğu olduğunu gösterdi..

 

Türk edebiyatının en sağlam kalemlerinden Cemal Süreyya kendisinden şu sözlerle bahseder:

Beşiktaş’a ne kaldı ondan? Tek kişiden kalabilen en çok şey… Bu gün, Fenerbahçe’yi zaman içinde var olmuş birçok oyuncuyu yan yana koyarak tanımlayabiliriz. Galatasaray’ı da. Beşiktaş’ı yalnız onu düşünerek de açıklayabiliriz. Bu bir olay. Mutlaka adı olmalı.

Biz Beşiktaşlılar bir kültür mirasının bekçileri olarak yapacağımız her harekette Şeref Bey’in, Hakkı Yeten’in, Süleyman Seba’nın insani değerlerini ve kendilerini saygın kılan özelliklerini düşünerek hareket etmekten geri durmamalı ve Beşiktaşlı duruşunu yaşatmalıyız. Bunu görev edinmemizi sağlayan bu duruşu bize aşılayan en önemli isim ise Baba Hakkı’mızdır.

16 Nisan 1989 yılında gözlerini yuman Hakkı Yeten tüm Türkiye’yi yasa boğmuştur. Çünkü o sadece Beşitaş’a değil, Türkiye’ye mal olmuştur. Kulübümüz bu büyük adamın adını yaşatmak için yeni stadımız Vodafone Arena’daki tribünlerden birisine “Baba Hakkı Tribünü” adını vermiştir. Kulübümüze çok şey katan Hakkı Yeten’in adı bu tribün ile yaşayacak. Nur içinde yat.

baba-hakki-tribunu

4 thoughts on “Hakkı Yeten; nam-ı diğer Baba Hakkı

  • 7 Nisan 2016 at 16:27
    Permalink

    Çok büyük adamdı. Çok katkısı oldu. Nurlar içinde yatsın.

    Yanıtla
  • 19 Nisan 2016 at 20:28
    Permalink

    Hakkı Yeten diyince bir durmak lazım. Başlı başına bir karakterdi.

    Yanıtla
  • 20 Nisan 2016 at 10:58
    Permalink

    Bir bakışı ile tribünü sustururmuş 🙂

    Yanıtla
  • 1 Mayıs 2017 at 15:56
    Permalink

    Vay be. Hakkı babamızın öldüğü gün, ben doğdum 16 Nisan’da. Bir Beşiktaşlı öldü, bir Beşiktaşlı doğdu. Ruhun şad olsun baba 🙏🏁⚽

    Yanıtla

Bu yazı hakkında bir şeyler söylemek istiyorsan yorum yaz...

error: İçerik korunuyor!!!