Gordon Milne – Bir Beşiktaş Efsanesi

Türk futbol severlerin yakından tanıdığı ve biz Beşiktaş’lılar için özel bir yeri olan insanlardan  Gordon Milne’in futbolculuğuna yetişemesek de antrenörlüğünde teknik ve taktik becerilerinden faydalanabildik. Gordon Milne’in hayatını, Beşiktaş’ımızla yolunun kesişmesini ve başarılarını sizler için derledik.

 

gordon-milne-genc

29 Mart 1937 tarihinde İngiltere’de Preston kulübünün eski bir futbolcusu Jimmy Milne`nin oğlu olarak dünyaya geldi. Babasının yolundan giden Gordon futbola 1956 yılında Preston kulübünde başladı. 4 yılda Prestonda toplam 83 maça çıkan oyuncu 1960 yılında babasının arkadaşı olan Bill Schankly’nin çalıştırdığı Liverpool’a transfer oldu. Bu transferde babası ara bulucu olup dostuna ”şu bizim oğlanı da al be hacı” yaptı mı bilmiyoruz. Gerçi Gordon’un Arsenal gibi başka talipleri de vardı…

O zamanlar Liverpool İngiliz ikinci ligindeydi ve Gordon’un da gelmesiyle birinci lige yükseldi. Gordon sağ kanatta döktürürken Liverpool 17 yıl aradan sonra 1964 yılında şampiyon oldu ve tarihinde ilk defa FA kupasını kazandı.  Daha sonra 1965 yılında Liverpool’da bir şampiyonluk daha yaşayan Gordon 1967 de Blackpool’a daha sonra da 1970 de Wigan Athletic’e transfer oldu ve futbol hayatını burada sonlandırdı.

 

gordon-milne-2

Teknik direktör olarak Gordon Milne…

Futbolculuk bu şekilde geçen Gordonun bizim için daha önemli olan ve daha çok merak ettiğimiz Teknik direktörlük kariyeri ise Futbolculuğa nokta koyduğu Wigan Athletic’te başladı. Çok parlak olmayan ilk iki yıldan sonra İngiltere genç milli takımını çalıştırmaya başlayan Gordon takımını 2 yıl içerisinde Avrupa şampiyonu yaptı. 1974’te Coventry City’nin başına geçti. Burada 7 sezon kaldı, ancak büyük bir başarı sağlayamadı. Orta sıralarda dolaşan takımın en iyi derecesi 7.’lik oldu. Genel olarak genç oyuncular yetiştirip daha büyük takımlara sattılar. 1982’de Leicester City’ye transfer oldu. Takım 1981’de ikinci lige düşmüş, 1981-82’de ligde orta sıralarda yer almıştı. Milne, 1983’te takımı lig üçüncüsü yaparak Premier Lig’e geri çıkardı. Forvette Gary Lineker ile çalışan Milne, onu birinci lig vitrinine çıkarmış oldu. Takım ile birinci ligde başarı kazanmadılar ve düşme potasının biraz üstünde yer aldılar.

 

gordon-milne-3

Ve Milne 1987’de Beşiktaş’ımızın başına geçti. İlk kez yurt dışına çıkan Gordon’un takımı ilk sezon Galatasaray’ın ardından ikinci oldu ama oynadığı futbolla beğeni topladı, taraftarı umutlandırdı. 1988-89 sezonunda yine lig ikincisi olan Beşiktaş’ın bu sefer Türkiye kupası ve Cumhurbaşkanlığı kupası vardı. Taraftar gelecek zaferlere yavaş yavaş ısınmaya başlıyordu. Her ne kadar takımı şampiyon yapamaması tartışmalara sebep olsa da başkan Süleyman Seba Gordon Milne’in arkasında durdu ve yola İngiliz teknik adamla devam etme kararı aldı. Bu karar belki de Beşiktaş tarihinin en önemli kararlarından biriydi. Kaliteli oyunculardan oluşan kadromuzun yanında ülkemiz futbolunu artık tanıyan ve takımı oturtan Gordon Milne ile Beşiktaş 1989 yılından itibaren fırtına gibi esmeye başladı. Metin Ali Feyyaz gibi bir üçlü barındıran kadroyu harika bir şekilde yöneten Milne ile Beşiktaş 1989-90//1990-91//1991-92 sezonlarının şampiyonu oldu. Hatta takım 1990-91 sezonu boyunca yenilgi yüzü görmedi. Türkiye liglerinde yenilgisiz şampiyon olan ilk ve tek takım Beşiktaş oldu.

Meşhur 1992-93 sezonunda Beşiktaş averajla şampiyonluğu kaybetti ve 4 sene üst üste şampiyon olma rekorunu kırma şansını kaybetti. 1993-94 sezonun takım kötü başlayınca ve alınan Osvaldo Nartallo ve Francesco Manassero transferlerinde yaşanan mali problemlerden dolayı Milne’i suçladı ve sezonun ilk yarısı sonunda Milne ve Beşiktaş yollarını ayırdı.Türkiye’de uyguladığı antrenman programları ve taktikler ile Türk futbolunun gelişmesinde önemli bir role sahip Milne, Beşiktaş’taki yabancı haklarını Britanya’dan kullanmış ve Alan Walsh, Ian Wilson gibi tecrübeli isimlerinden yanında, daha sonra İngiliz futbolunda bir efsaneye dönüşecek Les Ferdinand’ı da Türkiye’ye getirmiştir. Gordon Milne Beşiktaşta geçirdiği 6,5 sezon ile  Süper Lig’de tüm zamanlarda kesintisiz en uzun süre çalıştıran teknik direktör olma ünvanını da almıştır.

 

gordon-milne-1

Milne 1994’te Japon ekibi Nagoya Grampus’un başına geçti. 1993’te kurulan Japon Ligi’nin ikinci sezonunda ligde başarılı olamadı. Bir süre futbola ara veren Milne, İngiltere’de Teknik Direktörler Derneği’nde görev aldı. 1996’da Türkiye’ye geri dönen Milne, Bursaspor’un başına geçti. Bursaspor ligi dört büyüklerden sonra beşinci olarak bitirdi. Bu derece Bursaspor tarihinin o döneme kadar kazandığı en büyük başarı oldu.1998’de bir kez daha Türkiye’ye gelen Milne, bu sefer Trabzonspor’un başına geçti. Ligde üç büyüklerin ardından dördüncü oldu ve UEFA Intertoto Kupası’na gitme vizesini aldı. Ancak yaptığı transferlerden verim alınamaması ve ilk üç sırayla puan farkının çok olması nedeniyle, bir yıl daha sözleşmesi olmasına rağmen sözleşmesi feshedildi. 1999 yılından 2004 yılına kadar Newcastle United takımında Bobby Robson’un yanında sportif direktörlük yaptı ve 2005’te Beşiktaş’a sportif direktörlük ve altyapı koordinatörü olarak geri döndü. 6 ay kadar sonra yaşanan problemler sebebiyle görevinden alındı. Bu olaydan sonra Futbolla ilişiğini iyice azaltan Milne daha sessiz sakin bir hayatı tercih etmesine rağmen ara ara futbol dedikodularına ve söylentilere konu olmaktadır.

 

gordon-milne-4

Genel olarak soğuk ve çok konuşmayan bir görüntüsü olan Gordon Milne  uzun yıllar Türkiye’de yaşamasına rağmen Türkçe konuşmamasıyla dikkat çekti. Hakemleri hiçbir zaman eleştirmeyen hatta ”Hakemlerden şikayet etmem. Çünkü hakem hataları her takımın lehine ve aleyhine gerçekleşir ve bu hatalar sezon sonunda kendi kendini dengeler ve adaletsiz bir ortam oluşmaz.” gibi demeçler veren Gordon Milne profesyonelliğini tüm futbol severlere de göstermiştir. Beşiktaş’a tarihinin en parlak zamanlarını yaşatan ve efsaneleşen Gordon Milne’e bir kez daha şükranla anıyoruz.

 

Gordon Milne dönemi şampiyonluklarında payı büyük olan efsanelerimiz Metin-Ali-Feyyaz ile ilgili bilmedikleriniz öğrenmek istedikleriniz için tıklayın

Bu yazı hakkında bir şeyler söylemek istiyorsan yorum yaz...

error: İçerik korunuyor!!!