Dinamo Kiev karambolü efsanesi

Sene 2011.  Beşiktaşımız Uefa Avrupa Ligi’nde mücadele ediyor. Henüz grup aşamasında. Rakipleri ise Maccabi Tel Aviv, Dinamo Kiev ve Stoke City. Amacımız ilk 2’de yer alıp gruplardan çıkmak…

Oynanan 3 maç sonunda puan durumu şu şekilde:

2011-avrupa-ligi-puan-durumu1

Bu durumda Stoke City gruplardan çıkma konusunda büyük bir avantaj sağlamış durumda. Gruptan diğer çıkan takım olabilmek için Dinamo Kiev ile çekişiyoruz. 4. hafta maçımız ise en önemli rakibimiz ile.

Kader maçımız başlıyor. Kıran kırana geçen maçta çok istediğimiz golü 67. dakikada Egemen Korkmaz’ın kafasıyla buluyoruz. Her şey istediğimiz gibi gitmeye başlıyor. Kiev üzerimize yüklense de iyi savunuyoruz. Alıştığımız Beşiktaş kanserini ise maçın uzatma anlarında iliklerimize kadar yaşıyoruz. İşte Dinamo Kiev karambolü:

Dinamo Kiev karambolü efsanesi

İnönü’nün içimizi ısıtan atmosferinde, ruhumuzu arındıran tezahüratlar eşliğinde bir top süzülüyor eski açık taraflarından.  Bir tarafta beyazlar  bir tarafta maviler, çarpışmaya hazır askerler gibiler. Cenk çıkıyor topa kırmızı formasıyla. Kader bu ya, zamanlayamıyor. Bir mavili zafere giden dokunuşu yapsa da Veli doğru zamanda, doğru yerde duruyor.

Top paralelde sekiyor, kaderimiz bir dokunuşa bakıyor, neyse ki o küçücük ama değerli dokunuş İsmail‘den geliyor, geliyor ama yetmiyor. Sarılı bir kaleci uçuyor, 20 cm’den arkadaşının ensesini vuruyor. Günün kahramanı Egemen kurtarıcı edasıyla uzaklaştırıyor ama topun gittiği yer, yer değil.

Yaman ellerden bir şut geliyor, nefesler tutulmuş, gözler kısılmış. Sivok can siperhane yere yatıyor, Sivok’u geçen topa dur diyen ise Ernst oluyor. Kelinden öptüğümüz Alman teknolojisinden seken top bize kanser yaşatmak istercesine rakibin önünde kalıyor. Beyaz nokta civarından bir kez daha, önünde 743156 kişinin olduğu kaleye şut atılıyor. Kale önü kalabalık, kale önü keşmekeş, ama kale önü Beşiktaş’ı seviyor. Kale önünde Cenk “bak kalbimde cengime” dercesine uçuyor.

Top ilk geldiği yere doğru gidiyor. Biz “geldikleri gibi giderler” diyen Mustafa Kemal Atatürk’ü anarken hiç beklenmedik şeyler oluyor. Neden hala korner direğinde beklediğini anlamadığımız bir mavili kaderin cilvesiyle gereksiz hamlesinin karşılığını alıyor. Sağlam bir vuruş yapsa da Cenk cengine devam ediyor, kendi ağlarla buluşsa da topa geçit vermiyor. Meşin yuvarlak uzaklaştırma ile ilgili rütbe atlayan Egemen’in önüne düşüyor. Bu sefer daha güzel uzaklaştırılan top artık pes ediyor. Yapılan vuruş ile çoktan gitmesi gereken saha dışına gidiyor. Takımımız maçı 3 puanla tamamlarken taraftarımız sağlık merkezlerinin yolunu tutuyor. Karambollerin karambolünden zaferle çıkmayı başaran Beşiktaşımız ise kalan 2 maçını da kazanarak grubu zirvede tamamlıyor.

 

 

İşte o efsane karambol:

 

Bu yazı hakkında bir şeyler söylemek istiyorsan yorum yaz...

error: İçerik korunuyor!!!