Beşiktaş – Fenerbahçe Maç Analizi

Beşiktaş – Fenerbahçe Maç Analizi..

1- Tansiyonu yüksek oyunun Beşiktaş’ımıza yaramadığını oyuncuların artık görmesi gerekir. Oyundaki sertliğe sertlikle cevap vermek yerine karakteristik özelliği olan sakin oyunu oynaması gerekirken tam tersine oyun içinde agresifleştikçe işler sarpa sarıyor, böyle hakemler olduğu sürece.

2- Maçın şeklini orta sahadaki üstünlük belirleyecekti. Atiba-Oğuzhan-Talisca’nın yapacağı işler Beşiktaş’ın oyununu belirlerken, rakibin ekstra bir orta sahayla maç çıkması orta sahada onları kalabalıklaştırdı. Rakipte 5’li bir orta saha oluşurken onları Atiba ve Oğuzhan karşıladı. Orta sahada üstünlük kurulamadı.

3- Babel ve Quaresma’da rakibi karşılamak için içe doğru girdikçe Beşiktaş’ımız kanatlarıda kullanamadı.

4- Talisca’nın etkisiz oyunu ile birlikte ikinci yarı Tolgay hamlesiyle orta saha hâkimiyeti sağlanır diye düşünülürken maçın 43.dakikasıyla birlikte bir facia başladı.

5- Quaresma’nın ilk sarı kartı ne kadar doğru olsa da ikinci sarı kartı bir o kadar yanlıştı.

6- Rakibin de 10 kişi ile kalmasıyla ikinci yarı doğru hamlelerle oyun Beşiktaş lehine dönebilirdi.

7- Neustadter ve Souza gibi iki orta sahadan dönme stopere karşı Negredo hamlesi daha erken gelebilirdi. Negredo girdikten sonra bu iki stopere karşı Cenk’in sağ çizgiye geçmesi bir o kadar yanlıştı.

8- Bir gol gelse maçın seyrinin değişeceği maçta gol de geldi. Ama hakem golü vermedi. 1 metreye yakın rakibin gerisinde olan Negredo’nun golünü vermeyen hakem akşam pozisyonu izlediğinde kendisi de video hakemin bu ülkeye gelmesini isteyecek ilk kişidir. Çünkü böyle oyunun kaderi ile oynadıkça ne bir daha derbi yönetebilirler ne de bir maç.

9- Hakem faciası devam etti. Her teknik direktörün her maç yaptığı itiraz gibi Şenol Güneş’in de aynı şekilde yaptığı itiraza karşılık, sonuç tribüne göndermek ise bu gidişle maçlarda kenarda teknik adam kalmaz.

10- Şenol Güneş yaptığı itirazda o kadar haklıydı ki Pepe Valbuena’ya dokunmamasına rağmen Valbuena’nın uçarak kanatlanması gözlerde kaçmadı.

11- Facia bunla da kalmadı. Hakem GÖZÜNÜN ÖNÜNDEKİ penaltı pozisyonu görmedi. Gözünün önündeki pozisyonu görmeyen hakemin, video hakemin gelmesiyle kameradan pozisyonun tekrarına GÖZÜYLE bakıp doğru karar vermesini beklemek çok zor gibi duruyor.

12- Tüm bunlara rağmen ikinci yarı 10’a 10 oyunda baskıyı kuran Beşiktaş’ımızdı.

13- Bu takımın 10 numarası ve kaptanı olan Oğuzhan’ın maç içindeki tek olumlu hareketi maç 2-0 olduktan hemen sonra santrayla birlikte dripling yaparak içe kat edip yaptığı orta ve sonucunda gelen gol oldu.  Bu yaptığını maç içinde bir veya iki sefer yapsaydı işin rengi farklı olurdu. Oyun Oğuzhan’ın istediği gibiydi. Oğuzhan bunları yapmadığı gibi kötü oyununa rağmen 90 dakika oyunda kaldı. Üstüne 2 kritik oyuncunun Trabzon maçı öncesi atıldığını bile bile maç sonu kendisinin de Trabzon maçı öncesi kırmızı kart görmesi Beşiktaş kaptanına yakışmayacak bir hareketti.

14- Orta sahada Atiba’nın da Oğuzhan’la beraber oyundan düşmesi oraya bir değişiklik yapılması gerektiğini gösteriyordu. Orta sahanın direnci düşmüşken yapılacak Tolgay ve Necip hamleleri oyunu daha farklı bir hale sokabilirdi. Medel’in sağ bekte aksamasıyla Oğuzhan-Necip değişikliyle Necip’i sağ beke alıp Medel’i orta sahaya, oyundan düşen Atiba’yı sağ beke almaktansa kenara alıp Tolgayı oyuna alıp Babel-Cenk-Negredo üçlüsünü beslemek daha mantıklı olabilirdi.

15- Passolig denilen illeti irdelemezsek olmaz! Fenerbahçe taraftarı Başakşehir maçında Volkan Babacan’ın kafasına su şişesi atıyor. Ve şişenin atıldığı tribündeki seyirciler Beşiktaş maçına giremez diye ceza alıyor. Çok ilginçtir bu sefer Beşiktaş maçında bütün tribünler Caner Erkin’e küfür ediyor. Peki, o zaman bu passolig ne işe yarıyor? Konyaspor maçında 15-20 Beşiktaş taraftarı sahaya girdi diye Beşiktaş’ın ilk hafta maçını seyircisiz yapan TFF, elli bin kişinin hep bir ağızdan küfür ettiği bir maçta ne ceza verecek?

16-  BEŞİKTAŞ’I ÜZMEYİN!  – Süleyman SEBA

Son düdük…

Bu yazı hakkında bir şeyler söylemek istiyorsan yorum yaz...

error: İçerik korunuyor!!!